varoluşsal boşluk
insanın anlam arayışı: kitaptan alıntılar (3)
"İnsanın, yaşamın yaşamaya değer oluşuna ilişkin kaygısı, hatta umutsuzluğu, VAROLUŞSAL bir bunaltıdır." (s.100)
Frankl, yaşamlarının hepten ve nihai anlamsızlığına kapılanlardan söz ederken şöyle der:
"...bu kişiler kendi içlerindeki bir boşluk duygusunun altında ezilmektedirler." (s.100)
Frankl, buna VAROLUŞSAL BOŞLUK (vakum) adını verir.
"VAROLUŞSAL BOŞLUK, yirminci yüzyılın yaygın bir olgusudur. Bu anlaşılır bir şeydir; bunun nedeni, gerçek bir insan olduktan sonra insanın yaşadığı iki yönlü kayıptır. İnsanlık tarihininin başlarında insan, bir hayvanın davranışlarını belirleyen ve güvence altına alan bazı hayvanca güdülerini kaybetmiştir. Ne var ki buna ek olarak insan, davranışlarını yönlendiren geleneklerin hızla azaldığı son gelişme döneminde bir başka kayıpla daha yüzyüze gelmiştir. HİÇBİR İÇGÜDÜ ONA NE YAPACAĞINI SÖYLEMEZ. HİÇBİR GELENEK ONA NE YAPMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEMEZ; bazen neyi arzuladığını bilemez. Bunun yerine ya diğer insanların yaptığı şeyleri arzular (uydumculuk) ya da diğer insanların kendisinden yapmasını istedikerli şeyleri yapar (totalitercilik)." (s. 101)
